| cincin hanım'ın maceraları |
<font color=green>canım erik</font>Can eriği sevenler için ne hoş günler. Ben sevmem ama keşke can eriği seven biri olsaydım diye hep hayıflanırım. Sevenlerinde, can eriği der demez başlayan kamaşmayı hisseder, o yemyeşil ürpertiyi gözlerinden okurum. Ağızları sulanır ve bir özlem yutkunması ile çocuklaşırlar. Bir avuç dolusu can erikleri mi var, siz iyisi mi hiç konuşmayın. Onlar ekşi bir zehirle esrik, başka bir aleme akmışlardır çoktan. En iyi oldukları zaman dilimi kısa ve tam kütür kütür oldukları o gün çok gizemlidir ya, mevsiminde, akıldan hiç çıkarmamak gerekir can eriğini. Çocuksu bir telaşla gelir, şöyle hızlıca gösterisini yapar, sevenleri daha doyamadan anılarda kaybolup giderler. Hayır, sizin için konuşuyorum burada, yoksa ben sevmem can eriğini. Tercüman da sevmediğini söylediğinde kardeşçe bir çete yandaşlığı hissetmiştim. Eminim şöyle bir eline dokunmuşumdur “Aaa gerçekten mi?”şaşırtısı ile birlikte sevinerek. Zuzu sever can eriğini ve sevmek ona çok yakışır. Çünkü o sosyal, neşeli, sporla ilgilenen, arkadaşlarıyla vakit geçirmeye bayılan, “Olleyy can eriği çıktı sonunda,” diye sevinen çok hayat dolu bir çocuk. Çok şükür ki öyle. Dün gidip aldım marketten o haber verince, biraz küçüktü ama görünce Zuzu’nun sevinci büyük olacaktı. Beyaz tabağa ne güzel yakışıyorlar. Aslında çok yaramaz olan çocukların uslu durdukları anlardaki gibiydiler. Sessizce koydum sehpaya, Zuzu’nun dalgın gözleri neden sonra TV’den can eriği tabağına çevrildi ve gayriihtiyari en büyüğünü alıp ağzına götürürken, bir an bakıp bana, tükürük birikmiş ağzıyla “sağol anne” dedi. Sağol can eriği. *** Arnavut yemeklerinden, Arnavut ciğerini zaten yapardım ve hiç de fena olmazdı. İkinci Arnavut yemeğim Pilaska'yı yaptım. Çok ama çok nefis oldu. Hem besleyici de. Bence yağmurlu kış öğleden sonraları yanında bir çorba ile nefis olur. Çok sağol huysuz ve tatlı. Fırın ısınmışken bir de kurabiye yaptım. (Kurabiye yapmamaya çalışıyorum çok yememek için ama "fırın ısınmışken"büyülü sözcükleri her şeyi bağışlanır kılıyor:)Yulaf ezmesi ve tam doygun un, pekmez ve sarelle, ceviz ve kuru incir, yumurta ve süt... daha ne diyeyim arkadaşlar, çok nefis oldu. Bilgisayarcı Umut geldi ama pillerin şarjı bitmiş. Fotoğraf işini halledemedik.Umut gitti. Ben pilaska yiyorum, çay içiyorum, yağmur yağar mı yağmaz mı diye göğe bakıyorum. Yağacak. İyi.
Hoşçakalın. 17:00 - 29/4/2006 - yorum yaz
|
| Son Sayfa | Sonraki Sayfa |
lunar phases |