| cincin hanım'ın maceraları |
<font color=purple>"Yapmamayı tercih ederim."</font>
Bahardan mıdır nedir, çok miskin hissediyorum kendimi. Tam, sedir üstüne kıvrılıp şuursuzca camdan bakma, hiç bir kayıt tutma telaşı olmadan seyretme halinde. Kendini suçlu hissetmektense çalışan biriyim ben; içindeki ödev duygusuna saygısı olan biri. Hal böyleyken manzara, geçmek bilmeyen gün denizinde, kıyıya varmak için gevşek ve yorgun kulaçlar atan bir yüzücünün boşunalığında. Her şey yorgunluk veriyor. Şu elimdeki iş örneğin, bir estetik cerrahi hastanesinin kataloğu, güzellik için katlanılır hale getirmem gerekiyor tüm o keski biçki izlerini, kanı, ödem ve ekimozları. "Yapmamayı tercih ederim." Kampanyası için acil fotoğraf çekimi yapılmasını isteyen müşteriyi arayıp, gönderilen fiyat teklifine neden hala yanıt vermediğini sormam gerek. "Yapmamayı tercih ederim." Arka caddeye çıkıp, Zuzu'ya basketbol ayakkabısı araştırmam gerek. "Yapmamayı tercih ederim." Patronun stepne olarak bulundurmak istediği grafikerler tanışmak için ajans içinde dolaşıyorlar. "Yapmamayı tercih ederim."
Bütün bu ruh hali, Melville'in Bartleby'sini çağrıştırdı bana. Siz de benim gibi bahar yorgunu iseniz, şu aralar bir ayna tutacaktır saf, nihilist Bartleby'nin "Yapmamayı tercih ederim" diyerek yaşama katlanış tarzı. Wall Street'in nefes aldırmaz duvarları arasındaki yalnız kalma obsesyonu, hem gülünç hem çok acıklı. Mutlaka okuyun.
13:15 - 2/5/2006 - yorum yaz
|
| Son Sayfa | Sonraki Sayfa |
lunar phases |